05 Eylül 2010
Pazar, 17:04

       Ana Sayfa   |   Hakkımızda   |   Danışmanlıklarımız   |   Eğitimlerimiz   |   Franchising   |   Forum   |   Bize Ulaşın

 

  İnsan Kaynakları
   İKY Planlaması
   İK'da Ücretlendirme
   İK'da İş Analizi
   Performans Değerlen.
   İşe Alma Yöntemleri
   İK'da Egt. ve Geliş.
   Kariyer Gelişimi
   İş Hukuku
   Mülakat
   Oryantasyon
   CV Oluşturma
   İnsan Kaynakları Nedir
  Business
   CEO Nedir?
   Markalaşmak
   Kurumsal İmaj
   Takım Çalışması
   Yönetici
   Liderlik
   Yatırımcı Girişimci
   Satış Yöntemleri
   Perakendecilik
   Pazarlama Yöntemleri
   Verimlilik
   Maliyet Planlama
  Merak Ettikleriniz
   Asabiyet
   Başarı Yöntemleri
   Beden Dili
   Beyin
   Beyin Fırtınası
   Bilinçaltı
   Değişim
   Diksiyon
   Diyet
   Empati
   Hafıza
   Hedef Belirleme
   İkna
   İletişim
   İnsan Tanıma
   Karar Vermek
   Korku
   Liderlik
   Mobbing
   Modelleme
   Motivasyon
   Mutluluk
   Olumlu Düşünce
   Öğrenme
   Özgüven
   Risk Yönetimi
   Sabır
   Stres
   Sunum Becerileri
   Şiddet
   Üretken Düşünce
   Zaman Yönetimi

Aynur Birkan

aynurbirkan@gmail.com

Yaşarken Olabildiğin Kadarsın!

Bizler hayatı yaşarken; hayat bize yaşadıklarımız üzerinden veya birilerinin yaşadıkları üzerinden, daima mesajlar veriyor. Bizler bazen bu mesajları deşifre etmeye çalışırız. Bazen de fark etmeden, deneyimler geçeriz. Ama daha sonra ise birde bakarız ki, bu yaşanmışlıklar üzerinden, sürekli eğitilmiş ve öğretilmişiz. Ve öğretirken hayat bize birçok şeyleri, bizde öğretmişiz bir başkasına bazı şeyleri. Bunu yaşarken de o kadar detaylı, açık sinyaller veriyor olmasına rağmen, bazen tekrarlarız kendimizi. Aslında baktığımızda tekrarlanan yaşamlar oluşturmamamız ise çok zor değildir. Yapmamız gereken öncelikli şeylerden biri, ne olmak istediğimizi fark etmemizdir. Yani istenilenin şeyi iyi seçmemiz gerekir. Ve sonrasında istenilen şeye sadık kalabilmemiz gerekir. Çünkü insanlar  bu hayatı yaşarken hep “Olmak” ister. Ve olmak için çabalarken bu hayatta kişi; bazen eş olur, bazen çocuk olur, bazen çalışkan olur, bazen doktor olur, bazen hasta olur, bazen patron olur, bazen çalışan olur. Ama sürekli bir şeyler olmak ister. Dolayısıyla bizler hayatta olmak üzerine seçimler yaparız. Ancak süreç içersinde yaptığımız seçime sadık kalmamız gerektiğini unuturuz, maalesef.

Baktığımızda hayat bize sürekli olarak, “olmanın” ne demek olduğunu, nasıl olunması gerektiğini anlatır.
Olmanın; Bazen kavuşmak olduğunu… Bazen özlemek olduğun… Bazen onca kalabalığın içinde yalnız tek başına kala kalmak olduğunu… Bazen gerçeklerle yüzleşmek olduğunu… Bazen bilmek, anlamak olduğunu… Bazen kabul etmek olduğunu… Bazen inkar etmek olduğunu… Bazen incinmek, bazen affetmek olduğunu… Bazen çelişki, bazen çaresizlik olduğunu… Bazen düşününce içimize sığmayan ama  bir an için unutunca da, dışımızda kalanlar olduğunu anlatır. Ve bazen gözlerimizi kapatınca yanımızda olanın, hayalimiz olduğunu… Bazen de gözlerimiz açıkken dokunduğumuzu zannettiklerimizin, aslında olmadığını anlatır. Ve bazen olabilmek için gitmek gerektiğini…Bazen ne kadar bekleyeceğini bilmeden beklemek gerektiğini anlatır. Bazen yıldırımın aynı yere iki kez düşebileceğine inanmamız gerektiğini, o nedenle de tedbir almamız gerektiğini bize anlatır. Hayat bize sürekli anlatır anlatmasına da,biz görmek istemeyiz olan bitenleri. Çünkü hayatın anlattıkları değil, bizim ne anladığımızdır, daha doğrusu ne anlamak istediğimizdir asıl olan, o an.

Hayat bize sürekli olarak öğrendiğimizi anlatır. O yüzden de bazen yorar, bazen dinlendirir bizi.
Çünkü her insan hayatta; kendi yaşam alanlarını geliştirmeye, genişletmeye çalışırken; bazen yapması gerekenleri, hiçbir zaman yapmaması gerekenleri ve sürekli yapması gerekenleri bilmesi gerekir. Yoksa öbür türlü istediği tepkiyi yapamamanın verdiği yükü bindirir kendi üstüne. Oysa yaptıklarından hangisinden vazgeçerse, yapmak isteyip de yapmadıkları yerleşecek yerine, bir bilse...

O nedenle hayata “Ben” diye yerleşmek yerine, “Olmak” için çabalamak gerekir.

İşte bunun içinde öğrenmeye,  yaşamaya çabalamak gerekir. Yaşarken olabildiğin kadar olmak gerektiğini ve her zaman için daha iyisi olduğunu bilmek gerekir. O yüzdende olabilmek için, “Oldum” dememek gerekir.

Yaşarken olabildiğinizin en iyisi olabilmeniz dileğiyle…

 Dönüşüm Konağı
 Aynur Birkan


  Yayınlanma Tarihi: 29.01.2010 11:10:41  Okunma Sayısı: 189
 
 
  YAZARLARIMIZ
 

Orhan Müftüoğlu
Kendi Namına Keşke Diyebilse
 
 

Tevfik Ceritoğlu
Bahar Ve Sanat
 
 

Ahmet Çelik
Oyundaki Düşman
 
 

Ayhan Acar
Ölümüne Terkedilmek
 
 

Alev Güleryüz
Savaşçının Seçimi
 
 

Talin Taşçıoğullarından
Evimizdeki Zavallılar
 
 

Altuğ Gececi
Aşk İçin Aşk Adına
 
 

Melike Katmer
Hatırla! Sana Emanet Verileni
 
 

Erdem Özbay
Çok Ayıp
 
 

Ayşe Esendal
En İyisini İstemek
 
 

Şeyda Küçükel
Teşekkürler Hayat
 
 

Burcu Kaplan
En İyisi
 
 

Aynur Birkan
Hangi Yöne Baktığını Zannediyorsun?
 
 

Kamer Gündüz
İhtiyaçtandır…
 
 
 
 
     © donusumkonagi.com İnsan Kaynakları ve Eğitim Portalı
     Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı
     donusumkonagi.com insan kaynakları ve eğitim dalında Türkiye'nin en iyi uzmanları tarafından hazırlanmıştır.