Utanabilmek
Toplumun yaşadığı süreçlere söyle bir bakıyorum da…
İnsanlar durduk yere o kadar karmaşık şeylerden övünme süreci yaşıyorlar ki;
bu beni çok şaşırtıyor.
Biraz popüler olma uğruna, yapıyor olduğu işte daha fazla kazanabileceğini zannetme uğruna birçok yanlışlar yapılmakta.
Bunları övünç meselesi gibi de insanlara sunmaktalar.
Oysa sahnenin diğer yanından bakan çoğu insan bunların utanılacak şeyler olduğunu düşünürler.
Utanılacak şeyleri utanmadan, utanılmayacak şeyleri de mahcubiyet olarak görürler. Toplumunda böyle algılamasını sağlarlar.
Zanları o şekildedir.
Oysa utangaçlık utanılacak bir şey yapmayan kişinin,
“acaba bunda utanılacak bir şey var mıdır? Diyerek mahcubiyet duymasıdır.
Kendisiyle ilgili bir konuda hassas olma halidir.
Garip olan ise bu kişilerin en utanılmayacak boyutlara geldikçe, utangaçlık duygularının artmasıdır. Utanma duygusunun utanılacak şeyler yapmayla alakası yoktur.
Tam tersi, bireylerin utanacakları işler yapmadıkça oluşan bir duygusudur.
Çevremize baktığımızda o kadar azınlıkta ve gizlidirler ki çoğu zaman bunları göremeyiz. Nedeni gayet açıktır.
Bu insanlar toplumlarına asla yük olmadıkları için fark edilmezler.
Yaptıkları hiçbir şeyle övünmedikleri gibi onları övdüğümüzde yüzleri kızaran tiplerdir. Herhangi bir özelliğinin güzelliğinden söz ettiğinizde utanıp konuyu değiştirmek isterler. Güzelliklerini gizlemek isterler.
Gerçekten de mahcubiyet duyarlar,
doğal olarak ta kendilerin de var olan özelliklerden dolayı asla kıyas oluşturmazlar.
Bu durum yaşadıkları toplumda, insanların kendilerini daha zengin, daha fakir, daha çirkin hissetmelerine sebebiyet vermez.
Güzel olan yanlarıyla övünmedikleri için böbürlenme ihtiyacı da duymazlar.
Haklı oldukları bir konuda dahi çok dikkat ederler.
Güzel olduğunu düşündüğü özel bir eşyasını dikkat çekmesin diye gizleyen insanlardır. Tanınmadıkları toplumlarda kariyerlerini ekonomik güçlerini gizlemeye gayret ederler.
Bu konularda yalan konuşmazlar ama söylememeye dikkat ederler.
Çevresinde o konu hakkında çok bilgili olmalarına rağmen sadece sorulduğunda cevap vermeye çalışırlar. Enteresan olan ise övüldüklerinde kendilerini kötü hissetmeleridir.
Nedeni çok basittir;
çünkü o kişi yaratıcı katında zaten çok beğenilmektedir.
Bundan dolayı bir beğeni aldığında kontrolü dışında bir mahcubiyet hisseder.
İnsanlar onun egosunu yükseltmeye çalıştıkça bu kişi o ortamı terk etmeye çalışır.
Bunu bilinçsizce yapar. Kendilerindeki güzellikler ortaya çıkmasın diye de bu konularda çok sessiz kalırlar. Çünkü yaratıcısı ondan zaten razıdır.
Böylelikle insanoğlunda utanılmayacak şeyler arttıkça o kişilerde utanma duygusu gelişir.
Utanma duygusu…
İnsanların övgüyü hak ettikçe artan bir duygu şekli
güzel olanı ise, onu saklama isteği.
Çok güzel olanı örtme, güzel olanı saklama isteği.
Bir nasip,
zannediyorum ki;
bu bir nasip olsa gerek.
Dönüşüm Konağı
Ahmet Çelik