07 Eylül 2010
Salı, 04:09

       Ana Sayfa   |   Hakkımızda   |   Danışmanlıklarımız   |   Eğitimlerimiz   |   Franchising   |   Forum   |   Bize Ulaşın

 

  İnsan Kaynakları
   İKY Planlaması
   İK'da Ücretlendirme
   İK'da İş Analizi
   Performans Değerlen.
   İşe Alma Yöntemleri
   İK'da Egt. ve Geliş.
   Kariyer Gelişimi
   İş Hukuku
   Mülakat
   Oryantasyon
   CV Oluşturma
   İnsan Kaynakları Nedir
  Business
   CEO Nedir?
   Markalaşmak
   Kurumsal İmaj
   Takım Çalışması
   Yönetici
   Liderlik
   Yatırımcı Girişimci
   Satış Yöntemleri
   Perakendecilik
   Pazarlama Yöntemleri
   Verimlilik
   Maliyet Planlama
  Merak Ettikleriniz
   Asabiyet
   Başarı Yöntemleri
   Beden Dili
   Beyin
   Beyin Fırtınası
   Bilinçaltı
   Değişim
   Diksiyon
   Diyet
   Empati
   Hafıza
   Hedef Belirleme
   İkna
   İletişim
   İnsan Tanıma
   Karar Vermek
   Korku
   Liderlik
   Mobbing
   Modelleme
   Motivasyon
   Mutluluk
   Olumlu Düşünce
   Öğrenme
   Özgüven
   Risk Yönetimi
   Sabır
   Stres
   Sunum Becerileri
   Şiddet
   Üretken Düşünce
   Zaman Yönetimi

Aynur Birkan

aynurbirkan@gmail.com

Meğerse İstemekmiş

Asıl mesele görünen değilmiş. O görüntünün bizim için, ne anlama geldiğiymiş. Çünkü yüklendiği anlammış onu, bizim için değerli ve önemli yapan. Meğerse biz yüklermişiz ne anlam ifade ettiğini o şeye.
Ve sonra onu hayatımızın tam ortasına yerleştirir, olmazsa olmazımız yaparmışız meğerse.

Ve böylece biz onu, hiç olmadığı kadar önemli ve hiç olmadığı kadar değerli görmeye başlarmışız. Hayatımızda ne büyük boşluklar oluşturduğunu fark etmezmişiz. Aksine, ne kadar çok boşlukları doldurduğunu düşünürmüşüz. Ama sadece düşünürmüşüz. Çünkü insan oğlu yeter ki bir şeyi istemeye görsün, düşündüğünü öyle bir yaşadığını zannedermiş ki, gerçekte bir başkası yaşarken, şaşırırmış o yaşadığı duruma. 

İstemenin esrarıymış, buda zaten. O kadar sararmış ki gerçekleri… Bulutların ardında, sislerin arasında kalır gerçek ve biz göremez olurmuşuz. Göremediğimiz içinde, hiç olmadığı olamayacağı kadar yetenekli görürmüşüz onu. Hiç olmadığı olmayacağı kadar başarılı bulurmuşuz onu. Daha bir çok, hiç olmadığı olamayacağı kadar, olumlu nitelikler eklermişiz, önüne arkasına. Ve bu böyle devam eder gidermiş meğerse günlerce, haftalarca, yıllarca…

Ve sonra bir şey olur, gün gibi çıkarmış ortaya gerçek. Sislerin dağıldığı anmış, o zamanlar. Öyle değilmiş, dermişiz bu seferde. Aslında hiç önlemi biri değilmiş, ben öyle zannetmişim. Hele ki değerli hiç değilmiş, ben yanılmışım, dermişiz. Meğerse olmazsa olmaz dediğimiz şeyler yokmuş onda, demeye başlarmışız. Ama derken de fark etmemenin acısı nasıl yakarmış bizi o anlarda. Oysa fark etmemiz değil, isteğimizin değişmesiymiş sadece, gerçek  olan. Ve yaşanması gerekiyormuş o acının. Yüklediğimiz anlamların, bizim için gerekli ve gerçek olduğu, yanılgısını anlamamızı sağlarmış. Meğerse acıymış bizi güçlü kılan.
Meğerse ne istediğini, iyi bilmek gerekirmiş. “Meğerse” dememek için, hayatın anlamını ve amacını doğru yere yerleştirmek gerekirmiş, Meğerse…

Dönüşüm Konağı
Aynur Birkan


  Yayınlanma Tarihi: 08.03.2010 10:29:33  Okunma Sayısı: 184
 
 
  YAZARLARIMIZ
 

Ahmet Çelik
Oyundaki Düşman
 
 

Orhan Müftüoğlu
Kendi Namına Keşke Diyebilse
 
 

Tevfik Ceritoğlu
Bahar Ve Sanat
 
 

Ayhan Acar
Ölümüne Terkedilmek
 
 

Alev Güleryüz
Savaşçının Seçimi
 
 

Talin Taşçıoğullarından
Evimizdeki Zavallılar
 
 

Altuğ Gececi
Aşk İçin Aşk Adına
 
 

Melike Katmer
Hatırla! Sana Emanet Verileni
 
 

Erdem Özbay
Çok Ayıp
 
 

Ayşe Esendal
En İyisini İstemek
 
 

Şeyda Küçükel
Teşekkürler Hayat
 
 

Burcu Kaplan
En İyisi
 
 

Aynur Birkan
Hangi Yöne Baktığını Zannediyorsun?
 
 

Kamer Gündüz
İhtiyaçtandır…
 
 
 
 
     © donusumkonagi.com İnsan Kaynakları ve Eğitim Portalı
     Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı
     donusumkonagi.com insan kaynakları ve eğitim dalında Türkiye'nin en iyi uzmanları tarafından hazırlanmıştır.