Hatırla! Sana Emanet Verileni
Boynun bükük oturuyorsun,
Büyük pencerenin önünde.
Üzüntün yüzüne yansımış belli ki,
Ama inan bende istemezdim senin gibi,
Emanetleri bu kadar incitmeyi…
Ne de kötü bir zamana denk geldiniz,
Düzenin bozulduğu, ayıbın yaşandığı zamana.
İnsanların sadece nefisleri için yaşadığı,
Sadece kazanmaya odaklandığı,
Bu uğurda her şeyi yapabildikleri zamana.
Yazık değil mi size?
Oysaki sizler bize verilmiş emanetlerdiniz.
Ne umutlarımız vardı sizinle ilgili,
Her şey çok güzel olacaktı,
Her şey bembeyaz, tertemiz.
Hiçbir siyahlık giremeyecekti sizin hayatınıza.
Çünkü biz izin vermeyecektik!
Çünkü biz size uzaNan elleri kıracaktık,
Çünkü biz güçlüydük, koruyacaktık,
Çünkü biz cahildik, bilememiştik.
Bilememiştik oyunun bu kadar çetin olduğunu,
Bilememiştik oyunun sizin üzerinize kurulduğunu,
Ve planların bu kadar ince ince detaylandırıldığını.
Yüzleriniz o kadar güzeldi ki.
Bozulmamış toprağın rengi gibi,
Kırmızıya çalan güzellikteydi,
Ama şimdi her şey altüst oldu.
Toprakların rengi değişti, karardı.
Suya hasret kaldı, çatladı,
Şimdi elde kalan sadece çorak topraklar.
Ama bu böyle gitmemeli,
Su vermeli o daha bozulmamış,
Rengi solmamış belki de,
Sadece solmaya yüz tutmuş nadide topraklara.
Sadece bir damla su vermeli ve kurtarmalı geleceği.
Göz göre göre ihanet etmemeli,
Amaç teslim etmek olmalı sahibine,
İlk günkü gibi tertemiz verilmiş olan emanetleri,
Bugün dünden daha umutluyum!
Bükme boynunu, üzülme artık sen.
Biz söz verdik yolumuzu belirledik,
Emanetleri mi?
Merak etme artık bir damla suyla hayat bulacaklar.
Hedefleri olacak onlarında,
Hakkı hak etmeyi öğrenecekler,
Hakkını arayıp bulamayanlardan değil,
Hakkı hak edenlerden olacaklar.
Dönüşüm Konağı
Melike Katmer