Ölümüne Terkedilmek
Kadın gözlerini ufka dikmiş dizinde yatan çocuğun saçını okşuyordu."Bir gün, ölürsem üzülürmüsün" dedi.Sanki bir gün öleceğini bilir gibi.
Çocuk "Anne ölüm ne demek"dedi.Sanki hiç ölümü duymamış gibi.Ölüm dedi kadın...Önce biraz yutkundu.Sonra kısa bir sessizlik oldu.
Ölümdedi kadın"Gidipte dönmemek.Yanında olman gerekenleri istemeden terketmek."
Çocuk istemeden terkedilmek istemiyordu.Gelecekte istemeden terkedeceğini bilmeden.
"Anne çok üzülürüm" dedi çocuk. Anne ve çocuk yutkundu.Kadın bunu neden söylediğini bilmiyordu.Çocuk, annesinin ölümene terketmesinden korkuyordu.
Aradan aylar geçti kadında çocukta ölümü unuttu.Kadın bayram arifesinde ertesi gün için hazırlanıyordu.
Sabah kendine en çok yakışan elbiseyi giyecekti.Henüz ne giyeceğini bilmeden.
Çocukları bayram olacak diye seviniyor, kendilerince oyunlar oynuyordu.Oyunun adı tüfekle kapıdaki takvimi vurmaktı.
Küçük çocuk bunun tehlikeli olduğunu biliyordu.Ama henüz sözü abisine geçmiyordu.
Çocuk "Babam kızar tüfekle oynama dedi"Abisi"Babam kurbanlık almaya gitti, hemen gelmez dedi"Henüz kurbanın kim olduğunu bilmeden.
Küçük kardeş odayı terketti.Salona annesinin yanına gitti. Anne ne yapıyorsun dedi"Yarın için hazırlık yapıyorum,sana tatlı yapacam" dedi.
Çocuk "Yarın kurban bayramı tatlı olmaz ki" dedi bilmiş haliyle.Kadın çocuğa sarılıp yanağından öptü.
"Sen bu kadar tatlıyken tatlıya ne gerek var, kurban olduğum" dedi. Henüz kurbanın kim olduğunu bilmeden.
Kadının aklına ocaktaki yemek geldi.Telaşla mutvağa yöneldi.Çocukta peşinden.Kadın telaşla mutvağın kapısını açtı.
Tüfekle oynayan çocuk telaşla tetiğe bastı. Kadın telaşsız bir şekilde kirişe yığıldı.
Çocuk telaşla bağırdı"Anne sakın ölme, sakın beni terketme,nereye gittiysen geri dön ya da gittiğin yere beni de götür anne..."
Hepimiz bu hayatta bir yerlere gideriz.Her gideceğimiz yeri önceden biliriz.
Bazen hazırlıklı gideriz, bazen yolda hazırlanırız. Ama her gidilen yer mutlaka bir hazırlık ister.
İş için gidilecek yere çalışmalarımızı götürürüz. Tatil için gideceğimiz yere elbiselerimizi.
Her yerin ama gidilecek her yerin mutlaka bir hazırlığı vardır.
Peki asıl gideceğimiz yer için ne kadar hazırız? Herkes gideceği yer için kendince hazırlanır.
Kimi tatile beş valizle gider, kimi için sırt çantası yeter. Peki sana ne kadarı yetiyor?
Gideceği yeri bilen kendine ne kadar yeteceğini bilir.Ya gideceğin yeri bilmiyorsan, ne kadarı yeterlidir?
Dünyada gidilecek her yer hakkında bir bilgi vardır. Yeter ki insan gidilecek yeri merak etsin.
Her giden arkasında birşeyleri bırakır.İş,eş,çocuk,para...Her giden peşinden mutlaka bir iz bırakır. Peki, sen peşinde nasıl bir iz bıraktın?
Herkes peşinde iyi bir iz bırakmak ister. Bunun için gece gündüz çalışır,sanki hiç gitmeyecekmiş gibi.Sanki bir gün ölmeyecekmiş gibi.
Herkes başta deli gibi sever sanki bir gün terketmeyecekmiş gibi. İsteyerek ama isteyerek herkes birgün, birilerini ölümüne terkeder.
İnsan ölünce istemeden terkeder.Peki, sen ölmeden kimi dönmemek üzere terkettin?
Herkes bu dünyada iyi bir iz bırakmak ister. Peki sen, ölümüne terkedeceklerinde nasıl bir iz bıraktın.
Çocuk bayramlıklarını giydi sanki bayramın bir anlamı varmış gibi. Kadına bayramlığını giydirdiler sanki bayrama gidiyormuş gibi. Çocuk annesini düşündü,içi üşüdü.
Dışardan sesler geliyordu.Çocuk telaşla belki annemdir diye kapıya koştu.Gelen annesiydi.Kalabalığın ortasında,tam olması gereken yerde,omuzların üstünde.
Omuzların üstünde taşınıyordu, belliki sadece kendi değil herkes annesini seviyordu.
Anne diye koştu, biri elinden tuttu. Sonra kulağına eğilip her çocuğa söyleneni söyledi. "Bak annen melek oldu,sana yukarıdan bakacak,sanmaki seni terketti."
Oysa ki onun annesi zaten bir melekti, her anne gibi. Melek olmak için 7 yaşında çocuk terkedilmezdi.
Çocukluk aklı işte.Herkes bir gün birilerini terkeder.Mesele geride ne bıraktığınla ilgili.
Anne geri bıraktığın seni özledi.Zaman önceleri yavaş sonraları çok hızlı geçti.Sonra çocuk seni özlediği günleri özledi.
Çünkü insan zamanla ölümüde unutuyor, ölenleride. İnsan ancak böyle dayanıyor.
Çünkü yoku var eden yokluğunda sabrını veriyor.Herkes ölüyor mesele ölümü kabullenmekte.
Herkes bu dünyaya bir iz bırakıyor.İzinden yürüyorum ANNE...
Dönüşüm Konağı
Ayhan Acar