07 Eylül 2010
Salı, 03:51

       Ana Sayfa   |   Hakkımızda   |   Danışmanlıklarımız   |   Eğitimlerimiz   |   Franchising   |   Forum   |   Bize Ulaşın

 

  İnsan Kaynakları
   İKY Planlaması
   İK'da Ücretlendirme
   İK'da İş Analizi
   Performans Değerlen.
   İşe Alma Yöntemleri
   İK'da Egt. ve Geliş.
   Kariyer Gelişimi
   İş Hukuku
   Mülakat
   Oryantasyon
   CV Oluşturma
   İnsan Kaynakları Nedir
  Business
   CEO Nedir?
   Markalaşmak
   Kurumsal İmaj
   Takım Çalışması
   Yönetici
   Liderlik
   Yatırımcı Girişimci
   Satış Yöntemleri
   Perakendecilik
   Pazarlama Yöntemleri
   Verimlilik
   Maliyet Planlama
  Merak Ettikleriniz
   Asabiyet
   Başarı Yöntemleri
   Beden Dili
   Beyin
   Beyin Fırtınası
   Bilinçaltı
   Değişim
   Diksiyon
   Diyet
   Empati
   Hafıza
   Hedef Belirleme
   İkna
   İletişim
   İnsan Tanıma
   Karar Vermek
   Korku
   Liderlik
   Mobbing
   Modelleme
   Motivasyon
   Mutluluk
   Olumlu Düşünce
   Öğrenme
   Özgüven
   Risk Yönetimi
   Sabır
   Stres
   Sunum Becerileri
   Şiddet
   Üretken Düşünce
   Zaman Yönetimi
Bireysel Gelecek Tasarımı Ve Anne-Baba Olmak

2009’un gelişiyle birlikte gelecek planlarımızı tekrar ve daha fazla düşünmeye başladık. Yeni seneyle birlikte gerçekleştirmek istediklerimizi belki zihnimizden geçiriyoruz, belki bir yerlere yazıyoruz, belki de dostlarımızla paylaşıyoruz. Her ne şekilde olursa olsun yeni senenin hayatımızda değişiklik yaratmasını umuyor ve bekliyoruz.

Günümüzde kişiler artık tıpkı kuruluşların yaptığı gibi kişisel vizyonlarını ve hedeflerini oluşturmaları gerektiğinin bilincindeler. Kısa ve uzun dönemli hedeflerini belirleyip rotalarını bu hedeflere göre çizebilmek için gayret ediyorlar. Geniş anlamıyla bu yaklaşıma “Gelecek tasarımı” diyebiliriz.

Artık eskisi gibi “hayal kuruyorum” dediğinizde hafife alınmıyor tersine belki de can kulağıyla dinleniyorsunuz. Eskisine göre geleceğimize yönelik olarak düşünmemiz, hayal kurmamız, zihnimizde canlandırmalar yapmamız gerektiğini daha fazla biliyoruz.
Ya da belki de ben işim gereği algıda seçicilik yaşıyorum ve çevreme baktığımda gelecek tasarımı üzerine çalışan insanlar görüyorum.

Son 3 yıldır yoğun olarak yaptığım kariyer koçluğu ile, kişilerin belki de hayat tarzlarını oluşturacak olan mesleklerini şekillendirmeleri üzerine çalışıyorum. Ve özellikle gençlerle çalışırken görüyorum ki; “gelecek” dendiğinde akıllardaki en önemli sorulardan birisi seçilecek meslekle ilgili. Bu meslek seçimi üzerine yoğunlaşan gençler bir taraftan kendi ideallerini gerçekleştirmeye çalışırken bir taraftan da çevrelerinin özellikle anne ve babaların hayallerini de gerçekleştirmeye çalışıyorlar.

GELECEK KİM İÇİN GELECEK?

Diğer yanda biraz daha orta yaş grubuna baktığımızda;  gerek özel sektörde, gerekse kamu sektöründe farklı alanlarda çalışan milyonlarca insan pazartesi sendromuyla kapatıyorlar haftalarını. Gerçekten istedikleri ruhlarını da besleyen işi yapabilmek için emekli olmayı bekleyenler, hobi olarak sevdikleri işi dar zamanlarda yapmaya çalışanlar ve de her şeyden vazgeçmiş saatlerini doldurmaya çalışanlar var günlük hayatlarımızda birlikte olduğumuz insanlar arasında.

Gençliğimizde kendi tercihlerimiz doğrultusunda seçemediğimiz mesleklerimiz, yetişkinliğimizde bizim en büyük açık hapishanemiz ve mutsuzluğumuz olabiliyor. Hal böyleyken, anne ve babalar olarak; kendi geleceğimiz için planlayamadığımız, gerçekleştiremediğimiz ne kadar hayalimiz varsa bunları kendi yaşamımızı tamamen bir kenara koyup, sanki bütün gelecek düşümüz ebeveyn olmaktan ibaretmiş gibi, çocuklarımızın hayatı üzerinden hayaller kurmaya ve onların geleceklerini yaşamaya başlayabiliyoruz.

Çocuklarımızın hayatında ne kadar sınav varsa hepsini biz iki katı heyecanla yaşıyoruz, ne kadar iş ya da iş arama stresi varsa yine aynı yoğunlukta yaşamaya devam ediyoruz. Kendi seçemediğimiz meslekleri onlar seçsin, kendi bulamadığımız eşleri onlar bulsun istiyoruz. Zaten tüm hayatın kilitlendiği ve büyük hayallerin kurulduğu en temel iki konuya çocuklarımız adına biz karar verebilsek, kim bilir ne kadar mutlu olurduk.
Çocuklarımız bize isyan ettiğinde ise çok şaşırıyor ve mutsuz oluyoruz.

Tıpkı yeni başlayan dizi “Melekler Korusun”daki anne gibi. Genç kız annesini dinlemeyip oyuncu olma hayallerini gerçekleştirmek için İstanbul’a tek başına geliyor, buna cesaret edebiliyor. Kızının dizinin dibinde hemşirelik okumasını isteyen anne de peşine düşüyor. Dizinin ilerleyen bölümlerinde gelişmeler nasıl olacak bilmiyoruz tabii ama buraya kadar yaşanan durum çok tanıdık ya da kendi hayatlarımıza çok benzer.

Çocuklarımızın geleceği üzerine hayaller kurarken, hedefler koyarken, planlar yaparken kendimize ilk önce sormamız gereken soru şu: Gelecek kim için gelecek?
Çocuğunuz, sizin hayallerinizi gerçekleştirmek üzere tıp okuyup saygın bir doktor olabilir, ama her gün işine ayaklarını sürüyerek gidiyorsa ve mesleğinden hiç tatmin olmuyorsa acaba kendi geleceği için doğru bir seçim yapmış sayılabilir mi?

GELECEK KİM İÇİN GELECEK?

Peki, ben çocuğumun geleceğine hiç mi etki yapmamalıyım? Hiç mi onu yönlendirmemeliyim? Hiç mi hayatın gerçeklerinden bahsetmemeliyim? Bir anne ya da baba olarak hiç kuşkusuz çocuğumun geleceğine etki etme hakkım vardır; mesele bu etkinin yolunu yordamını iyi belirlemekte yatıyor galiba…

Aslında işin özü basit; çocuklarımız küçükken konuşmayı, yemek yemeyi, kitap okumayı, giyinmeyi, diş fırçalamayı ve diğer tüm yaşamsal ihtiyaçları nasıl öğrendiler? Bizleri örnek alarak, taklit ederek, gördüklerini uygulayarak… Geleceklerini kendilerini mutlu edecek şekilde tasarlamayı da bizden gördükleriyle öğrenecekler şüphesiz…

Onların geleceğine asılmayı bir kenara bırakıp kaç yaşında olursak olalım kendi geleceğimize eğilirsek, kendi geleceğimizi kendi hayallerimiz doğrultusunda şekillendirmeye bitmeyen bir enerjiyle devam edebilirsek, sanıyorum ki en güzel şekilde çocuklarımızın geleceğine etki etmiş oluruz. Mutlu, umutlu anne-babalarla yaşama şansını verebiliyorsak çocuklarımıza pek çok şeyi de vermiş olmuyor muyuz?

Unutmayalım “Gelecek” hepimiz için “Gelecek”….



Kaynak: insankaynaklari.com
  Yayınlanma Tarihi: 10.01.2009 15:13:34  Okunma Sayısı: 702
 
 
  YAZARLARIMIZ
 

Ahmet Çelik
Oyundaki Düşman
 
 

Orhan Müftüoğlu
Kendi Namına Keşke Diyebilse
 
 

Tevfik Ceritoğlu
Bahar Ve Sanat
 
 

Ayhan Acar
Ölümüne Terkedilmek
 
 

Alev Güleryüz
Savaşçının Seçimi
 
 

Talin Taşçıoğullarından
Evimizdeki Zavallılar
 
 

Altuğ Gececi
Aşk İçin Aşk Adına
 
 

Melike Katmer
Hatırla! Sana Emanet Verileni
 
 

Erdem Özbay
Çok Ayıp
 
 

Ayşe Esendal
En İyisini İstemek
 
 

Şeyda Küçükel
Teşekkürler Hayat
 
 

Burcu Kaplan
En İyisi
 
 

Aynur Birkan
Hangi Yöne Baktığını Zannediyorsun?
 
 

Kamer Gündüz
İhtiyaçtandır…
 
 
 
 
     © donusumkonagi.com İnsan Kaynakları ve Eğitim Portalı
     Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı
     donusumkonagi.com insan kaynakları ve eğitim dalında Türkiye'nin en iyi uzmanları tarafından hazırlanmıştır.