Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı. Biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık.
Ara

Motivasyon Mucizesi / Psikolojik Sorunlar

Motivasyon Mucizesi

Ulaş Kaplan

KİTABIN BÖLÜM BÖLÜM ÖZETİ :
1. BÖLÜM :
KENDİNİZE İNANMAK :
Motivasyon başarılı bir yaşamın anahtarıdır. Yaşamda başarılı olmak için,öncelikle ne yapacağımızı bilmemizi sağlayacak bilgeliğe nasıl yapacağımızın bilgisine ve bunu gerçekleştirmek için de iç motivasyona ihtiyacımız vardır. İçten motive olan kişi düşünceyi eyleme dönüştürür, hedeflerini belirler ve onlara ulaşmak için harekete geçer.
Kişinin motive olabilmesi için öncelikle kendine güvenmesi şarttır. Kendimize biz inanırsak başkaları da inanır ve güvenir. Kendine inanmak; özgüvenin dingin ve huzurlu bir aklın anahtarıdır.
İçimizde birçok gizli yetenekler vardır ve bu gizli yetenekler kullanıldığında mucizeler yaratabilirler. Motive olarak bu gizli yeteneklerimizi açığa çıkarmak mümkündür. Amaçlarımıza ulaşmanın temel koşulu olumlu düşünmedir. Bu olumlu düşünme eyleme geçmek için ateşlenmelidir. Bunun için gerekli olan kıvılcım coşkudur. Motivasyonun düzeyi coşkumuzla orantılıdır. Eylemi kendini motive etmenin motoru olarak düşündüğümüzde, coşku bu motorun yağıdır.
İyi bir bellek, yaratıcılık, bilinç ve bilinçaltında istersek geliştirip açığa çıkarabileceğimiz diğer gizli güçlerimizdir. Bilinç akıldır. Düşünmemizi sağlar, gördüklerimizi kaydeder ve kararlar verir. Bilinçaltı ise bilincimizin aldığı tüm bilgilerin deposudur. İstek ve heves ne kadar büyükse bilinçaltının harekete geçmesi için giden sinyal de o kadar güçlü olur.
Yaşamda sürekli olan tek şey değişimdir. Kendini motive eden kişi; gelişmeye açıktır. Gelişmenin değişme olduğunu ve değişmenin de bilinenden bilinmeyene atlayarak riskler içerdiğini kabul ederiz. Değişmeyen hiçbir şey gelişemez. Değişime uyum sağlayanlar, kazananlardır. Değişime uymayanlar gelişemezler ve düşünsel ve fiziksel olarak ölürler.
2. BÖLÜM :
EN İYİSİNİ YAPMAK :
Başarılı bir motivasyon için enerjiye gereksinimimiz vardır. Ve ancak sağlam bir vücut bizi enerji, uyumluluk ve mutlulukla ödüllendirecektir. Sağlığın bütününü yalnız vücut değil akıl ve ruh da içerir. Bu yaklaşım,her insanın kendine özgü olduğunu kabul eder. Herbirimizin fiziksel, düşünsel ve ruhsal açıdan formumuzun doruk noktasına ulaşmak için en iyi yolu keşfetmemiz gerektiğini belirtir. Kişilik çoğu zaman başkalarıyla iletişim kurma tarzımız olarak düşünülür. ?Yankılanan etki? ise kişiliğin temel bir yönüdür. İnsanlara onların bize davranmalarını istediğimiz şekilde davranmalıyız. Motivasyon, başkalarını bizim için bir şeyler yapmaya teşvik eder. Başarılı olmak için insanların yardımına gereksinimimiz vardır. Çünkü kendi başımıza amaçlarımıza ulaşmamız imkansızdır. Kendimize değer vermiyorsak çevreye saygı gösteremez ve olumlu iletişim kuramayız ve buna göre iletişim kendimizi başka bir kişinin düşüncesine yansıtmaktır.
3. BÖLÜM :
ENGELLERİ AŞMAK :
Feşedip yenmemiz gereken ve aklımızda bulunan üç düşman endişe, şüphe ve korkudur. Bunları yenmemiz gerekir yoksa onlar bizim amaçlarımıza ulaşma yeteneğimizi ve yaşama arzumuzu yok ederler. Bu duyguları tümüyle yenmek mümkündür ama motivasyon ve eylem gerektirir. Kaygılar kişisel bağımsız ve kişiye bağlı kaygılar olmak üzere ikiye ayrılır. Kişiden bağımsız kaygılarla ilgili insanın yapabileceği bir şey yoktur; ama kişiye bağlı kaygılardan biri olan şimdiyi ve geleceği ilgilendiren kaygılar bizim denetimimizdedir. Başarısızlık insanı umutsuzluğa itebilir. Oysa başarısızlıklarımızdan işlerin nasıl yapılmayacağını öğreniriz. Mesaj şudur: Bırakmadığımız ve denemekten vazgeçmediğimiz sürece asla yenilmiş değilsiniz. Öyleyse hatalar yararlıdır; başarı yolundaki kilometre taşlarıdır.
4. BÖLÜM :
HAZIRLANMA :
Yaşam fırsatlarla doludur. Bunların bir kısmını kendimiz yaratırız, bazıları da tanrının lütfudur. Başarı ve fırsat, şans dışında bir şeye bağlı olacaksa kontrolü ele almalıyız. Önce amaçlarımızı belirleyip hedeflerimize ulaşmak için zamanımızı en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekir. Zamanımızı yeniden yapılandırmanın ve onu verimli kullanmanın başlı başına motive edici bir yardım olduğunu görürsek başarılı olmamız çok daha kolaylaşacaktır. Başarı bir yaşam felsefesidir. Bu da sevgiyle başlar. Her şeyi ve herkesi gerçekten sevmeyi öğrendiğimizde mutluluğu ve başarının sırrını bulmuş oluruz.
Motive olan kişiler, başarı için başkalarının yardımının gerektiğini bilerek kendi yaşamlarının sorumluluklarını alırlar. Kendi başına düşünmek ve hareket etmekten korkmazlar. Yaşam yoluna çıktığımızda bütünüyle diğer insanların desteğiyle ilerleriz. Ama bu destekler zamanla çekileceğinden kendi ayaklarımız üzerinde durmamız gerekecektir. Bu yüzden kendimize karşı bir sorumluluğumuz vardır;bu da bağımsızlığımız için çalışmaktır. Bu olgunlaşma sürecidir. Olgunlaşmanın en önemli yönü de amaçlarımıza doğru ve tutarlı olarak çalışma disiplinidir. Olgunlaşma süreci doğru kararları vermekle de yakından ilgilidir. Bu amaçlarımıza ulaşma yolunda ilerlememizin ve insanlarla iletişimimizi olumlu yönde etkiler. Bağımsızlık eski şeylere takılmadan ama dünden gelen güçlerimiz üzerinde yükselerek zorlukları ve fırsatları karşılamak için sürekli bu güne uyum sağlamaktır. Bağımsızlık eylem gerektirdiğinde harekete ?biz?im geçmemiz, kararları ?biz?im vermemiz, sorumluluğu ?biz?im kabul etmemiz demektir. Sonuç olarak bağımsızlık değişimi kabul etme ve değişime uyum sağlama becerisi gerektirir.
5. BÖLÜM :
SEVGİ VE İNANÇ :
İnsanları sevebilmek için, ilk önce kendimizi sevmeliyiz. Sevgi iyi bir kişiliği, minnettarlığı, dürüstlüğü, güldürü yeteneğini içerir. Sevgi güç ve eylemdir. Tüm engelleri aşarak bize tüm kapıları açar;çünkü sevgimiz başkalarını da üretir ve çoğaltır. İnsanın kendisini sevmesi ?kendini beğenmişlik? veya bencillik değildir. Bu bizim tanrının bir ifadesi ve eşsiz bir insan olduğumuzu bilmektir. Kişisel mutluluk sorunları çözmede bize güç verir, acıyı yenmemize yardım eder, tüm insanları düşünmemizi sağlar. Sevgi; insanoğlunun en büyük motivasyon kaynağıdır o da Tanrı'ya imandan doğar.
Gelecekle ilgili herkesi zorlayan ve herkese fırsat veren bir yön vardır. İşlerin, olayların, ilgilendiğimiz şeylerin daha iyi olmasını isteriz ve çoğumuz işlerin daha iyi gideceğine inanırız. Sorunlar yüzünden bugünü ve geçmişi kötülesek bile geleceğin daha iyi olacağı inancına sahip oluruz. Yaşamda büyük hayal kırıklıklarına uğramış kişilerde bile gelecekle ilgili belli bir iyimserlik vardır. Her şeyin daha iyi olacağına olan inanç kendimize bir göz atmamız gerektirir, çünkü yaşam gelişecekse hareket etmesi gerekenler bizleriz.
6. BÖLÜM :
KENDİMİZİ MOTİVE EDEREK HAREKETE GEÇME :
Motivasyonun amacı eyleme geçmektir. Düşünceleri yaşama geçirme isteği en az bu düşünceler kadar önemlidir. Gerçekleştirmek için büyük bir azimle yanıp tutuştuğumuz amaçlarımız varsa eyleme geçecek motivasyona sahibiz demektir. Eylem onları gerçekleştirmenin tek yoludur. Motive olan kişi denetimi eline almalı, kendini güçlerini ve zayıflıklarını tanımalı ve belirlediği amaç uğruna her şeyini verebilmelidir. Başarılı bir eylemi, mutlu sona ulaşan eylem olarak düşünebiliriz. Bu nedenle başarılı bir yaşamın tek yolu kendi yönümüzü belirlemek ve harekete geçmektir. Bu akarsuda sal kullanmaya benzer; kürek çekmeye devam etmeliyiz yoksa kendimizi kayalıklarda buluruz.
Dünya yakalanmayı bekleyen fırsatlarla doludur ve bu fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmanın yolu bir an evvel eyleme geçmektir. Yaşama verebileceklerimizin en iyisini verebilmeliyiz ki alabileceğimizin en iyisini alalım.

Okunma Sayısı: 0  / Yorum Sayısı: 1
 

kahvegozlum 08.02.2008 06:35:44 Tarihinde yorumlamış

Otuz iki yaşında bekar erkeğim, yazı gerçekleri ifade ediyor ve beni ikaz edici nitelikteydi. Ben de fazla seçici davrandığımı farkettim, bilhassa otuzumdan sonra fazla eleşitiriciydim :) Daha az beklenti içinde olmaya çalışacağım. Alıcı değil verici olmaya çalışalım.
Yöneticiye Bildir
Yorum
Üye olmak için tıklayınız...